06 Temmuz 2009

Ayşe Arman'a Yorum: İsmail Ağa Caddesi'nde mini etekli NİŞANTAŞI'NDA TÜRBANLI

/_np/7911/8387911.jpgSayın Arman;


İsmail Ağa Caddesi’nde mini etekli NİŞANTAŞI’NDA TÜRBANLI başlıklı yazınızı üzelerek okuduğumu bildirmek istedim. Magazin olsun, köşemdeki yerim boş kalmasın, dini kullanayım vs. gibi amaçlarınıza başörtüsünü ve dini alet edip Müslüman halkın, Müslüman olarak yaşamaya çalışan kişilerin yaşam tarzlarını rencide etmenizi eleştiriyor ve kınıyorum.

İçi boş bir şekilde sadece başörtüsü takmak, bunun anlam ve önemi bilmeden sadece bir giyim tarzı olarak benimseyip denemek elbetteki sizlere sadece bir eğlence olarak gelecektir. Yazınızı siz baştan tarafsız olarak okursanız kendi yazınızda bile başörtüsü ve başörtüsü takan kişileri halen aynı tarzda eleştiriler yaptığınızı, önyargılı bir şekilde davrandığınızı göreceksiniz.


Yapmış olduğunuz olay gerçekten sonuç alabileceğiniz bir olay değildir. Ve başörtülülerin gerçek problemi sizin bahsetmiş olduğunuz şeylerde değildir. Karşı Mahalle tanımı ile verdiğiniz taraf ile sizin yaptığınız arasında dağlar kadar fark vardır. Sizin günlük yaşamınızda gezdiğiniz, takıldığınız yerleri türbanlı olarak gezmeniz çok bir şey ifade etmiyor. Normalde türban takanlar zaten niye bilmem nerede ki şu cafeye, şu caddeye gidemiyorum diye hayıflanmıyor, eğer hayıflananda varsa zaten o da başörtüsünü sizin gibi kullananlardır.

Asıl problem başörtülü (giyim ve yaşam tarzı) olarak okula gidebilmek, çalışabilmek, ibadet edebilmek, yargılanmamak (karşılaştığınız kişilerin vermiş olduğu tepkiler yada birde tamamen kapanmış olsaydınız nasıl bir tepki alırdınız acaba), hedef gösterilmemek, aşağılanmamak, düşüncesine saygı gösterilmek gibi yaşamında etkili olan unsurlar üzerinde değerlendirmek gerekir.


Bu istekler olduğu zaman başörtülü veya dinini yaşayan kişiler ya Cumhuriyeti yıkmak istiyor, ya Atatürk karşıtı, ya irticacı, ya gerici oluyor. Buna ne diyeceksiniz. Benim size tavsiyem bazı şeyleri öğrenmek istiyorsanız kimliğinizi belli etmeden başörtüsü takarak, namazını kılarak, orucunuzu tutarak, zekatınızı vererek, hacca giderek bu bahsettiğim konuları bir savunun bakalım neler oluyor o zaman.

Yoksa başörtüsü takıp mahalle mahalle sokak sokak gezmek değil problem yada mahalle baskısı dediğiniz şey...

Lütfen yorumlarınızı belirtiniz...

Ayşe ARMAN'ın ilgili yazısı;

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/12053542.asp?hid=12054200

Hiç yorum yok:

Popüler Yayınlar

Blog Widget by LinkWithin

İslam İlmihali